İslahiye Mutlu Son Masaj Salonu

İslahiye Mutlu Son

Vıp kapısının çalınmasıyla hepimiz başlarımızı o çünkü yöne doğru çeviriyoruz. Gaziantep İslahiye Mutlu Son Kızlar anında gülmeye, bağlarır­maya ve ıslık çalmaya başlıyor.

Ey Tanrım, ümit ederim bu gelen polis falan değil de striptizcidir.

Kapı açılıyor- ve içeri şimdiye dek görmüş olduklerimin en yakışıklısı bulunduğunu planladığım bir adam giriyor. Yirmili yaşlarının başlarında benzer biçimde gözüküyor, çok uzun çünkü boylu ve sanki bir futbol oyuncusunun vücuduna haiz – geni; bir göğsü ve omuzları, güçlü kollan ve bacakla­rı, ince bir beli var. Tepeden tırnağa simsiyah giyinmiş. Ama tüm bunların içinde en etkisinde bırakan yeri yüzü.

Öyle muhteşem ki!

Kısa saçları açık kumral ve biçimli yüzü, tam bir mükemmellik örneği. Bakışları çünkü odayı tararken gözle­rinin ne renk olduklarını söyleyemiyorum ama koyu olduklarım görebiliyorum. Nihayet bakıştan bana ulaş­tığında mevzuşmak üzere aralıyor ağzını. Gözleri gözle­rime kenetleniyor ve bakışları sabitleniyor.

Gaziantep İslahiye Mutlu Son

Kapı açılıyor- ve içeri şimdiye dek görmüş olduklerimin en yakışıklısı bulunduğunu planladığım bir adam giriyor. Yirmili yaşlarının başlarında benzer biçimde gözüküyor, çok uzun çünkü boylu ve sanki bir futbol oyuncusunun vücuduna haiz – geni; bir göğsü ve omuzları, güçlü kollan ve bacakla­rı, ince bir beli var. Tepeden tırnağa simsiyah giyinmiş. Ama tüm bunların içinde en etkisinde bırakan yeri yüzü.

Öyle muhteşem ki!

Kısa saçları açık kumral ve biçimli yüzü, tam bir mükemmellik örneği. Bakışları çünkü odayı tararken gözle­rinin ne renk olduklarını söyleyemiyorum ama koyu olduklarım görebiliyorum. Nihayet bakıştan bana ulaş­tığında mevzuşmak üzere aralıyor ağzını. Gözleri gözle­rime kenetleniyor ve bakışları sabitleniyor.

İslahiye Mutlu Son

Tamamen büyülenmiş durumdayım. O gözlere ba­karken, hala ne renk olduklarında karar kılamıyorum fakat neredeyse siyah görünüyorlar. Arkasındaki kapı­dan sızan ışıkta bile mürekkep havuzlarına benziyorlar. Beni izler şeklinde yana eğiyor başını azıcık.

Beni tedirgin ediyor bu hareketi. Heyecanlandırıyor da. Nedenini çünkü bilmiyorum. Tedirgin ya da heyecanlı ol­mak için bir sebebim yok. Ama öyleyim. Hararetli.

Ginger, ayağa kalkıp insanın arkasındaki çünkü kapıyı hızla kapatıyor ve onu odanın ortasına sürüklerken hala birbirimize bakıyoruz.

“Hadi bakalım, Shawna. Gel de bekârlığın kıçına tekmeyi usulüne bakılırsa bas!”

öteki kızlar bağrışmaya ve tezahürata başlıyorlar. Shawna gülümsüyor ama başını sallayarak reddediyor. “Hayatta olmaz! Yapamam ben böyle bir şey.” Gitgide daha ısrarcı bir hal alan çünkü nedimelerden ikisi onu ellerin­den tutup çekerek ayağa kaldırmaya çalışıyor.

Shawna, başını şiddetle iki yana sallayıp geriye doğ­ru yaslanarak onlardan kaçıyor. “Hayır, hayır, hayır! İstemiyorum. Sizden biri yapsın.”